Rock & Rap
HoşqeLDin ziYaretçi ForuMuMuza Üye OLmAk İçİN TıkLa


Wayyy aşık Budur

Aşağa gitmek

default Wayyy aşık Budur

Mesaj tarafından PaNdoRa Bir Çarş. Tem. 22, 2009 7:20 pm

Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı.
Okul salonundaydı maç. Tribünsüz,minik bir salon..
Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece..
O kadar yakındılar..
Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa görüyordu takımda..
Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti
. Uzun zamandan beri maçı değil, o güzel kızı izlediğini..
Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler..
Kız gülümsedi..Delikanlı, çok popülerdi o yıllarda.. Kız onu tanımış olmalıydı.
Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı..
Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti..
Set değişip, takım karşıya gidince, delikanlı da yerini değiştirdi, o da karşıya gitti..
Üçüncü sette tekrar eski yerine döndü.. Kız da gidiş gelişleri fark etmişti galiba..
Bir defa daha gülümsedi. Manidar.."anladım" der gibi bir gülümseyişti bu...
Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü..
Pazar günü, sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım,
o dünyalar şirini kızı görmek için..Delikanlı artık kızın hiçbir maçını kaçırmıyordu..
Dahası.. Ankara Koleji'nin her dağılış saatinde, okul civarında oluyordu, onu bir
kez daha görmek için.. Karşılaştıklarında, hafif çok hafif bir gülümseme,
çok minik bir baş eğmesi ile selamlaşır olmuşlardı.. Bir defasında, yaptığına
sonra kendisi de günlerce güldü.. O gün gene tesadüfmüş gibi, okul dağılışı
kızın karşısına çıkmış, gülümseyerek selamlamış, sonra arka sokaklara dalıp,
yıldırım gibi koşarak, bir blok ötede gene karşısına çıkmıştı. Kız bu defa,
iyice gülmüştü.. Karşısında, sözüm ona ağır ağır yürüyen, ama nefes nefese
delikanlıyı görünce..Delikanlı, voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu.
Arkadaştılar. Sonunda bütün cesaretini topladı, kaptana açıldı..
O kızdan fena halde hoşlanıyordu. Galiba kız da ona karşı boş değildi.
Bir yerde, bir şekilde tanışmaları gerekiyordu..
O zamanlar, bu işler böyle oluyordu çünkü..
Kaptan "tabi" dedi.. "bu hafta sonu güzel bir konser var.
Biz onunla gitmeye karar vermiştik zaten. Sen de gel. Hem konseri birlikte izleriz,
hem de tanışırsınız.." "Mutluluk işte bu olmalı" diye düşündü delikanlı..
"Mutluluk işte bu!.." Ve konser gününe kadar geceleri hiç uyuyamadı..
Konser gününü de hiç ama hiç unutmadı.. O ne heyecandı öyle..
Konserin verildiği sinemanın kapısında tanıştılar.. El sıkıştılar..
O güzel ele dokunduğu anı da hiç unutmadı delikanlı.. Kaptan, salona girdiklerinde,
ustaca bir manevra daha yaptı. Delikanlı ile dünyalar şirini kız yanyana düştüler.
İnanamıyordu delikanlı.. Onunla nihayet yanyana oturduğuna, onun sıcaklığını
hissettiğine, onun nefesini duyduğuna inanamıyordu.. Biraz önce tanışırken tuttuğu el,
bir karış ötesinde öylesine duruyor, delikanlı, sahnede dünyanın en romantik şarkısı
söylenirken o an dünyanın bütün şarkıları dünyanın en romantik şarkısıydı
ya- o eli tutmak için öylesine büyük bir arzu duyuyordu ki içinde.. Ama uzatamıyordu
işte elini.. Her şey böyle iyi giderken, yanlış bir hareketle, onu ürkütebileceğinden,
incitebileceğinden öylesine korkuyordu ki..Sonunda dayanamadı, sanki kolu uyuşmuş
gibi, uzandı..Kolunu kızın koltuğunun arkasına koydu.. Kızın omzuna değil..
Koltuğun üzerine.. Sonra kız arkaya yaslandı.. Bir kaç saç teli, delikanlının elinin
üzerine dokundu.. Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu artık genç adamın..
Dünyalar şirini kızın saçları eline dokunuyordu çünkü.. Konserden çıkarken, kız,
şakalaştı.. "Sizi her maçımızda görüyoruz. Alıştık nerdeyse.. Yarın Adana'da da
maçımız var.. Gözlerimiz sizi arayacak.."Hayır, aramayacaktı. Delikanlı o anda
kararını vermişti çünkü.. Cebinde onu otobüsle Adana'ya götürüp getirecek,
hatta öğle yemeğinde bir de Adana kebap yedirecek kadar para vardı..
Gece yarısı kalkan otobüse bindi.. Sabah erkenden Adana'ya indi.
Maç saatine kadar başı boş dolaştı. Salona erkenden girdi, en ön sıraya
tam servis köşesine en yakın yere oturdu.. Takımlar sahaya çıkarken,
salondaki en heyecanlı seyirci oydu. Maç falan değildi sebep tabii..
İlk sette kız farkında bile değildi onun.. Nerden olsundu ki..
İkinci sette öbür tarafa gittiler.. Döndüklerinde, ügüncü sette kız fark
etti delikanlıyı..Yüzünde çok ama çok şaşkın bir ifade, biraz mutluluk,
biraz da gurur vardı sanki.. Ankara'nın hele Kolejde çok popüler bu
delikanlısının onun için ta oralara geldiğini bilmenin gururu..Maç bitti.
Kız soyunma odasına, delikanlı garaja gitti. Tek kelime konuşmadan..
Konuşmaya gelmemişti ki.. Kız "keşke orada olsaydın" demişti. O da olmuştu işte..
Hepsi o.. Ona o kadar çok şey söylemek istiyordu ki aslında..Bir gün üniversite
kantininde gazete okurken, iç sayfalarda bir şiire rastladı. Daha doğrusu bir şiirden
alınmış bir dörtlüğe.. Söylemek istediği her şey bu dört satırda vardı sanki..
Bembeyaz bir karta yazdı o dört satırı.. Öğleden sonrayı zor etti, Kolejin önüne
gitmek için.. Kızın karşıdan geldiğini gördü. Koşarak yanına gitti. "Bu sana" diye
kartı eline tutuşturdu ve kayboldu ortadan.. Kız, Necip Fazıl'ın dört satırını
okurken.."Ne hasta bekler sabahı Ne taze ölüyü mezar...Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar!.."
Ertesi gün öğleden sonra, tarif edilemez heyecanlar içinde Kolejin önündeydi gene
.. Kız karşıdan geliyordu.. Bu defa yanında arkadaşları yoktu. Yalnızdı..
Yaklaştığında işaret etti delikanlıya.. Gözlerine inanamadı genç adam..
Onu yanına mı çağırıyordu yoksa.. Evet, çağırıyordu işte.. Kalbinin duracağını sandı
yaklaşırken.. "Sana bir şeyler söylemek istiyorum" dedi kız.. O da heyecanlıydı,
belli.. "Bak iyi dinle.. Dünkü satırlar için çok teşekkürler.. Herhalde hissettin,
ben de senden hoşlanıyorum. Ama senden evvel tanıdığım birisi daha var.
Ondan da hoşlanıyorum ve henüz karar veremedim, hanginizden daha çok
hoşlandığıma.. Ve de şu anda, onu terk etmem için bir sebep yok..
""O zaman karar verdiğinde ve de eğer seçtiğin ben olursam, hayatında başka kimse
olmazsa, ara beni!" dedi, delikanlı ikiletmeden.. Ayrıldı kızın yanından..
Bir daha voleybol maçına gitmeden, bir daha okul yolunda önüne çıkmadan..
Bir daha onu hiç görmeden..Yıllarca sonra Levent Yüksel'in söyleyeceği şarkıdaki
Sezen Aksu'nun sözlerini o zaman biliyordu sanki. Aşk "onurlu" olmalıydı.. Günlerce,
haftalarca, aylarca bekledi.. Tıpkı, kıza verdiği o dörtlükteki gibi bekledi..
Hastanın sabahı, şeytanın günahı beklediği gibi bekledi.. Heyecanla bekledi.
Hırsla, arzuyla bekledi. Umutla, umutsuzlukla bekledi. Bazen öfkeyle bekledi..
Ama bekledi.. Başka hiç kimseye bakmadan, başka hiç kimseyi bulmadan bekledi.
Bir gün bir şiir antolojisinde şiirin tamamını buldu.. İki dörtlüktü şiir..
İlki kıza verdiğiydi.. Bir ikinci dörtlük daha vardı orada.. O dörtlüğü de bir kartın
arkasına dikkatle yazdı.. Cebine koydu..Bekleyiş sürüyor, sürüyordu..
Okullar kapandı, açıldı.. Aylar, aylar geçti..Bir gün delikanlı kızı aniden karşısında
gördü.. "Günlerdir seni arıyorum" dedi kız. "Günlerdir seni arıyorum. İşte sana
haber.. Artık hayatımda hiç kimse yok!..""Yaa" dedi delikanlı.. "Yaa" dedi sadece..
Kalbi heyecandan ölesiye çarparken, aylardır ölesiye beklediği an gelip çatmışken,
ağzından sadece bu ses çıkmıştı: "Yaaa!.."Cebindeki artık iyice eskimiş kartı uzattı
kıza.. "Sana bir şiirin ilk dörtlüğünü vermiştim ya bir gün.." dedi. "Bu da sonu onun.
.."Sonra yürüdü gitti, arkasına bile bakmadan.. Kız ikinci dörtlüğü oracıkta okurken.."
Geçti istemem gelmeni Yokluğunda buldum seni.Bırak vehmimde gölgeni Gelme artık
neye yarar!.."Aradan yıllar, çok ama çok uzun yıllar geçti. Delikanlı bugün hala
düşünüyor.. O uzun, çok uzun bekleyiş mi öldürmüştü aşkını? Ya da beklerken,
ölesiye beklerken hayalinde öylesine bir sevgili yaratmıştı ki, artık yaşayan
hiç kimse bu hayali dolduramazdı.. O sevgilinin kendisi bile..
Hayalindekini canlı tutmak için mi, canlısını silmişti yani?.. Ya da.. Ya da..
Bir şiirin romantizmine mi kapılmış, bir delikanlılık jesti uğruna, mutluluğunun
üzerinden öylece yürüyüp mü gitmişti acaba?Delikanlı bu soruların cevabını bugün hala
bilmiyor.. Embarassed Embarassed Embarassed
avatar
PaNdoRa
ADMİn
ADMİn

Ruh HaLi :
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 499
Başarı Puanı Başarı Puanı : 1002
Rep Rep : 6
Doğum tarihi Doğum tarihi : 23/03/95
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 21/07/09
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : Napıcan eWimemi qeLcn ?xd
İş/Hobiler İş/Hobiler : Rock Music
Lakap Lakap : qeDy

HaFTaNıN ÜyEsİ
HafTanın En çALışkan ÜyeSi HafTanın En çALışkan ÜyeSi:
0/0  (0/0)

http://lost-youth.forum0.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Wayyy aşık Budur

Mesaj tarafından Misafir Bir Çarş. Tem. 22, 2009 8:30 pm

Son Şarkımız
Hiç inanmamıştım aşkım, hem de hiçbir zaman inanmamıştım. Beni kendime düşman edip kalbimin bir yarsını söküp alıp gideceğine... Benden başka herkes biliyordu oysa, senin günün birinde beni yarı yolda bırakıp gideceğini.
Şu kahrolası dünyada bir ben vardım zaten sana inanan, güvenen, seven ve her zaman her şartta destek olan. Ama sen sana inanmayanları haklı çıkardın ve beni terk ettin.
Seninle birlikte kurduğum dünyayı yerle bir edip gitmene ne sebep oldu bilmiyorum. Ben yalnızca sana aşık değildim sen benim en iyi dostumdun. Neler yapacaksam danışırdık birbirimize, hayatımızı paylaşırdık. Ağlamaktan korkmazdım. Biliyordum ki ağladığımda sen yanımda olup göz yaşlarımı silerdin. Artık ağlamıyorum bile. Seninle ilgili her hatıra acıtıyor yüreğimi. Gecen gün markette senin o çok sevdiğin acı biberlerden alacaktım . birden aklıma geldin ve ben boğulacağımı sandım. Tıkandım. Nefes alamadım. Ağlayamadım. Patates böreği yemiyorum. Ebru Gündeş’i dinlemiyorum. Bütün resimlerimizi kaldırdım. Kimsenin senin hakkında konuşmasına izin vermiyorum. Ve günde bir paket sigara içiyorum. Hayatta en nefret ettiğin şeyi yapıyorum yani. Artık uzun yıllar yaşamanın pek anlamı yok öyle değil mi?Ne için yaşayacağım ki!
Seninle birlikte hayallerimi de kaybettim ben.Tek katlı bahçeli ve bahçesinde köpekleri olan bir evim olmayacak artık. Domates, biber, sebze yetiştirmeyi de öğrenemeyeceğim. salonumuzun tavanını balıkçı ağıyla süsleyemeyeceğiz.Sana sürpriz yapacaktım,yatak odamızın duvarlarını sana yazdığım aşk mektuplarıyla ve en güzel fotoğraflarımızla süsleyecektim. Bütün hayallerime evime çocuklarımıza, mutlu geleceğimize emin olduğum geleceğimize veda etmek kolay mı olacak sanıyorsun. Seni aramıyorum diye, bu kez peşinden gelmedim diye unuttuğumu zannetme. Her zamankinden daha çok seviyorum seni. Şu an şu saniye uğrunda ölebilecek kadar çok seviyorum. Öfkem de aşkımda dinmek bilmiyor.

Senden sonra ben nasıl yaşarım bilmiyorum, ama senin hep mutlu olmanı isterim. Birlikte geçirdiğimiz yıllar içinde seninle yaşadığım her an özeldi, her anı doyasıya yaşadım. Beni çok mutlu ettin. Zaman içinde kızgınlığım geçince seni hep o güzel günlerimizdeki hatıralarla anacağım. Yıllar sonra ben eğer aklına gelirsem bil ki pencerenin önünde en sevdiğin şarkıyı mırıldanıyorumdur yıldızlara “Dün akşam yine benim yollarıma bakmışsın...”

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default WAY BEAAAAAA

Mesaj tarafından PaNdoRa Bir Çarş. Tem. 22, 2009 8:36 pm

qanqiiii döktürmüşsn waLLa benimqinden gsL
avatar
PaNdoRa
ADMİn
ADMİn

Ruh HaLi :
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 499
Başarı Puanı Başarı Puanı : 1002
Rep Rep : 6
Doğum tarihi Doğum tarihi : 23/03/95
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 21/07/09
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : Napıcan eWimemi qeLcn ?xd
İş/Hobiler İş/Hobiler : Rock Music
Lakap Lakap : qeDy

HaFTaNıN ÜyEsİ
HafTanın En çALışkan ÜyeSi HafTanın En çALışkan ÜyeSi:
0/0  (0/0)

http://lost-youth.forum0.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Aşk gider acısı kalır!...

Mesaj tarafından *mehmet* Bir Çarş. Tem. 22, 2009 8:39 pm

Aşk için bahar.Tehlike her yerdedir…Vuruluverirsin hiç ummadığın birine.Ama öyle çarpar ki kalbin, duracak gibi aldatır seni.Bahardan sonra yaz gelir…Hepimiz biliriz, sabun köpüğü gibidir yaz aşkları.Bence öyle basit değil.Henüz silinmedi hiçbirinin yarası benden.
Aşk gitti ama acısını bıraktı, iz kaldı.Güz aşkları mevsimine dönünce dönence, pencereye sinmiş insanlar gelir gözümün önüne.Ve yavaş yavaş görünürler etrafta.Kimi yaza girerken terk ettiği aşkını, kimi yaz aşkını düşünür.Kimi ayrılık planlar ama hala yüreği yanar.
Kimi terk edilmişliği sindirmeye çalışır.Çok azdır taze aşk yakalayan. Sanki bir doğum öncesi ölüm gibidir.Sonra kış gelir.Kimi yüzsüzler yazın hiç aldatmamış gibi eski sevgilisine döner;kimi sadıklar kavuşur…Kimi yalnızdır, kimi yorgun…O yorgunlar için kış uykusu başlar…
Belki de taze baharlara, taze aşklara enerji depolarlar…Aşk dört mevsimdir herkesin sözlüğünde.Ama nedense bana bu anlattıklarımı çağrıştırmaz.Saçmaladım belki de bir paragraf boyu.Yalan attım.Aslında doğru olsalar bile yalanlardı çünkü, hissetmediklerimi yazdım.Ezbere konuştum.Aşk , kelimesi içimde gebe olduğum bir kelimedir.Her duyuşumda doğum sancısı çeker, doğuramam.Ama gözlerimin önüne o gelir.Sadece bir bakışına karın ağrıları, suyla yatışmalar.Bir tebessüme ömür bulmak.İtiraf.Saatler süren telefon konuşmaları.İlk duygular, çocuksu güzellikler.Ve sonra…..
Nefessiz kalmacasına ağlamalar.Izdırap çığlıkları…Kış..Kış..Kış….. Azap….Ve sonunda doğan gün….Hemen her mevsim aşık olmuşumdur birilerine….Hatta sonbaharda bile…Ama onca ufaklı büyüklü sevda içinde, böylesine derinde var olan,böyle yaktı mı iz bırakan, bu kadar çaresiz bırakan,bu kadar arzu illetine hasta eden, bu kadar dizginsiz, sorgusuz,başına buyruk, acımasız, bu kadar bugünsüz sevda görmedim.Ve işte hiç biri böyle koyup, böyle yıkıp gitmedi.Ondan önce hiç biri içimden bir şey götürmemişti.Ondan sonrası zaten götüremez çünkü, götürülecek bir şey kalmadı..İşte o insan, beni aşka karşı böyle kelimesiz böyle hayretli, böyle çaresiz, isteksiz bırakıp gitti..Şimdi ben nefretten bile aciz isem bana bir şeyler borçlu.İçimden söküp aldığı bir şeyleri.Bana beni borçlu.Herkesi seven o sersem yüreğimi..Benden alıp kaçtığı o masum kızı borçlu.Bana bir dün, birde yarın borçlu.Benim ne günahım vardı da aşk için üç kelime etmekten aciz kalacaktım.Benim ne günahım vardı da her mevsim başka meyve yemek varken iştahsız kalacaktım.Yoktu elbet günahım..Onunda yoktu ya..Öfkem susmama engel…
Ama ikimizin de suçu yoktu…Suçlu yoktu..Benim mevsimim sonbaharsa, yaza, kışa, bahara dönmez…Benim gibilerin nasibi pencere önüne sinip, mazide yaşamak,kendinle kanlı bıçaklı düellolar yapmak…
Kendinle savaşmak , hırpalamak…
Yaptığının farkına varıp ,bir de üstüne onun için cezalandırmaktır





avatar
*mehmet*
Moderatör


Ruh HaLi :
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 325
Başarı Puanı Başarı Puanı : 418
Rep Rep : 3
Doğum tarihi Doğum tarihi : 19/09/93
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 22/07/09
Yaş Yaş : 24
Nerden Nerden : ,ø¤º°ĸαf ∂αğιи∂αи°º¤ø.
İş/Hobiler İş/Hobiler : iş=öğя€иci /hσbi=ßilgisαyαя,я€sim
Lakap Lakap : ,ø¤º° ŲЯQ¶ °º¤ø.

HaFTaNıN ÜyEsİ
HafTanın En çALışkan ÜyeSi HafTanın En çALışkan ÜyeSi:
0/0  (0/0)

http://cid-6bf78048ebe72405.spaces.live.com/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Wayyy aşık Budur

Mesaj tarafından qRaLiCe Bir Perş. Tem. 23, 2009 12:41 am

emeqiniZe saqLık duyquLandım ya Sad
avatar
qRaLiCe
Süper M0deratör
Süper M0deratör

Ruh HaLi :
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 199
Başarı Puanı Başarı Puanı : 334
Rep Rep : 3
Doğum tarihi Doğum tarihi : 24/06/93
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 21/07/09
Yaş Yaş : 24
Nerden Nerden : PeSimisT diyaRından .
Lakap Lakap : Ŧค๔๏

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Wayyy aşık Budur

Mesaj tarafından Misafir Bir Perş. Tem. 23, 2009 10:22 am

TABİ enGÜZEL acılI AŞK Hİkayesi :=)

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Wayyy aşık Budur

Mesaj tarafından |Miss_DracuLa. | Bir Cuma Tem. 31, 2009 4:21 pm

TeşekkürLer. . ( :
avatar
|Miss_DracuLa. |
Süper M0deratör
Süper M0deratör

Ruh HaLi :
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 310
Başarı Puanı Başarı Puanı : 446
Rep Rep : 13
Doğum tarihi Doğum tarihi : 06/05/94
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 31/07/09
Yaş Yaş : 23
Nerden Nerden : BuRsa
İş/Hobiler İş/Hobiler : öqrenci

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Wayyy aşık Budur

Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi Ağus. 01, 2009 7:46 pm

güzel olmuş senin kide memo:)

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz